Bilim Kurulu üyelerinden “Büyük deprem mi geliyor?” sorusuna yanıt
Deprem Bilim Kurulu, 18‑20 Ağustos arası Adalar’da 170’in üzerinde mikrodepremin kaydedildiğini açıkladı. İstanbul’da yankılanan sarsıntılar, sakinleri endişeye sevk etti ve “Marmara depremi habercisi mi?” sorusu gündeme geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, Prof. Dr. Şerif Barış ve Prof. Dr. Şükrü Ersoy, AFAD’ın 304 gözlem istasyonu üzerinden elde edilen verileri paylaşarak açıklamalarda bulundular.
18 Ağustos sabahı 06:00’da başlayan ve 20 Ağustos 13:00’da son bulan süre içinde Adalar’ın güneyinde 20 kilometre yarıçaplı alanda 117 adet depremin meydana geldiği bildirilmiştir. Büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen bu depremler, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından “mikrodeprem dizisi niteliğinde” olarak sınıflandırıldı.
Saat 15:00’da ise bölgede 170’i aşkın sarsıntı kaydedildi; 3,2 büyüklüğünde depremler de gözlemlendi. Prof. Dr. Sözbilir, “Depremlerin önemli bir bölümü Adalar fayına yakın noktada gerçekleşiyor” diyerek, derinliklerin 5 ila 13 kilometre arasında olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise “Faylar dönemsel olarak bu tür küçük depremler üretebilir” diyerek, “AFAD gelişmeleri titizlikle takip etmektedir. Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yayılan “büyük depremin habercisi” iddialarının ise “spekülatiftir” diye dikkat çekti.
Prof. Dr. Bahadır Aktuğ ise “Büyük depremin öncü niteliği taşıyıp taşımadığının ancak olası bir ana şok sonrasında geriye dönük olarak anlaşılabileceğini” söyledi. “Depremlerin fay doğrultusu boyunca dağılımını incelediğimizde zamana bağlı bir korelasyon görmüyoruz” diyerek, 44 kilometrelik hatın sadece 7 kilometrelik bir kesiminde aktivitenin yoğunlaştığını belirtti.
Prof. Dr. Şerif Barış “Bunlar bizim geri plan depremselliğimiz dediğimiz küçük parçaların kırılması sonucu oluşur” diyerek, “60 ya da 70 depremden sonra büyük deprem olması gerekir diye bir koşul yoktur” diye devam etti. Spekülasyonları önermeden, AFAD ve resmi kurumların verilerine itibar edilmesini ve risk yönetiminin önemine vurgu yaptı.
Kandilli Rasathanesi açıklamasında ise “19 ve 20 Ağustos’ta meydana gelen ve moment tensör çözümü yapılabilen depremler, normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahiptir” diyerek, kaynak mekanizmalarının uyumlu olduğunu belirtti. “Bölgedeki sismik aktivite, 7/24 izlenmekte ve ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir” dedi.
Marmara bölgesini izleyen 304 gözlem istasyonu ve 300 metre derinliğe ulaşan 10 derin kuyu gözlem istasyonu sayesinde, 1’in altındaki mikro depremleri dahi ölçebilme imkanı var. Prof. Dr. Sözbilir, “1999 Kocaeli‑Düzce depremlerinden beri belirli aralıklarla devam ediyor” diyerek, mikro depremlerin gerilimi azalttığını söyledi.
Sarsıntılar İstanbul’da panik yarattı; vatandaşlar sokağa çıktıda, evde ydi. “Neyse, devam…” diyerek uzmanlar, “Büyük depremin habercisi mi?” sorusuna net bir cevap veremedi. Sarsıntıların sıklığı arttıkça, “depremlerin öncü şoku” olup olmadığını tespit etmek “geri dönük” olarak mümkün oluyor.
Sonunda uzmanlar, “Fayların ne zaman kırılacağı değil, yapı stoklarımızın ne kadar hazır olduğudur” diyerek, depreme karşı dayanıklı yapılarla endişeyi azaltma gerekliliğini vurguladı. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber
