Perşembe, 20 Ağustos 2026

Bilim Kurulu üyelerinden “Büyük deprem mi geliyor?” sorusuna yanıt

Fatma Şahin 3 dk okuma 0 yorum

18 Ağustos 2026’da İstanbul Adalar açıklarında 170’den fazla mikrodeprem gerçekleşti. 3,2 büyüklüğüne kadar olan bu küçük sarsıntılar, Marmara bölgesini sarsmadan da, İstanbullularda panik yaratmaya başladı. 5‑13 km derinlikteki odaklar, farklı mekanizmalarla patlıyor; bu da uzmanların “büyük depremin habercisi mi?” sorusunu gündeme getirdi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremlerin çoğunun Adalar fayına yakın noktada olduğuna dikkat çekti. “Bugün elimizde bir mikro deprem kümesinin büyük depremin habercisi olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir yöntem yoktur,” dedi. Gözlemler, 18‑20 Ağustos 06.00‑13.00 arasında 0,7‑3,1 arası büyüklükte 117 depremin kaydedildiğini gösteriyor; 19 ve 20’deki depremlerde normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizması gözlemlendi. Bu veriler, Adalar fayı üzerinde yoğunlaştığını ve fayın sadece 7 km’lik bir kesimde aktif olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Faylar dönemsel olarak böyle küçük depremler üretebilir,” diyerek, “AFAD gelişmelerini titizlikle takip ediyoruz. Panik yaratacak bir durum yok,” ekledi. Sosyal medyada “büyük deprem habercisi” iddiaları söz konusu olurken, Ersoy “spekülatiftir” dedi. “Fayların ne zaman kırılacağı değil, yapı stoklarımızın ne kadar hazır olduğu önemlidir,” diye vurguladı. Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, fay mekanizmasının literatürde farklı görüşler olduğunu belirtti. “Küçük depremler tek başına fayın bütününe dair kesin sonuç vermez,” diyerek, “bu tür hareketliliklerin büyük bir depremin habercisi olma iddiası bilimsel temeli yok” demiş. Aktuğ, “Depreme kesin zamanını önceden bilmek mümkün değil” diyerek, “AFAD verileriyle çalışmak en doğru yol” diye ekledi. Prof. Dr. Şerif Barış, “Bu küçük parçaların kırılmasıdır” diyerek, “60 ya da 70 depremden sonra büyük bir deprem olması gerekmez” ifadelerini kullandı. Barış, “risk yönetiminin merkeze alınması gerekir” diyerek, “sivil toplum kuruluşları, iş yerleri ve ailelerin acil durum planlarını hazırlamaları çağırdı.” Kandilli Rasathanesi, “mikrodeprem dizisi niteliğinde” olduğunu belirtti. “Kayıtlar, 7/24 izlenerek değerlendiriliyor” diyerek, “Bölgedeki sismik aktiviteyi izlemeye devam ediyoruz” özetledi. Bu bilgiler ışığında, Marmara bölgesinde 170’in üzeri sarsıntı, uzmanların dikkatini çekti. Peki, bu küçük depremlerin ardından büyük bir deprem geleceği var mı? Bakalım gelişmeler nasıl şekillenir?

Kaynak: Orijinal Haber

Fatma Şahin
Fatma Şahin

Yerel gündem ve toplum haberleri üzerine uzmanlaşmış muhabir. Sahadan haber aktarmayı sever.

Yorum Yap