Son Güncelleme: 08.08.2026 20:17, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nın dış politika ve dünya gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan bahsederken, “Orta Doğu’daki sistemsizlik uzun zamdır takip ettiğimiz ve uzun süredir kafa yorduğumuz bir husustu” diyerek bölgenin istikrarını sağlamak için bir ittifak gerektiğini vurguladı.
Adamlar, Fidan’ın sözleriyle sokağa çıktı, ama sen de bakarsan ne demek istediğini anlasın: bölge ülkelerinin hemen hemen hepsiyle çok iyi ilişkilerimiz var, biz bunu daha kalıcı hale getirmenin daha avantajlı olduğunu düşündük. Sokağa çıktıda, “Bölgede savunma ittifakına ihtiyaç vardı” diyerek, istikrarsızlıkların giderilmesi ve halk refahının ilerletilmesi için bir irade var diye ekledi.
İki yıl sekiz ay boyunca, Fidan, imza attığı ortaklarla kesintisiz konuşuyor. “Bunu fikir düzeyinden anlaşma noktasına geçmesi bu kadar sürdü” diyerek, sürecin uzun ama sabırla yürütüldüğünü açıkladı. Yani, 2 yıl 8 ay süren bu yolculuk, bir anlama geliyor; sanki bir yolculuk gibi, hep aynı yolda ilerliyoruz.
Fidan, NATO’nun 5. maddesine benzerlikten bahsederken, “NATO’nun 5. maddesiyle teknik olarak aynı. Bizim bir bakanlar komitesi olacak aynı NATO’da olduğu gibi” diyerek, hem siyasi hem de askeri liderlerin vizyonunu karar bağlayan bir komite kurulacağını söyledi. Bu komite, kararları uygulamaya koyacak bir genel sekreterlik alacak, sonuçları kontrol edecek.
“Dünya siyaseti bu kadar karmaşık, ama biz bunu basitleştirdik,” diyerek Fidan, komite liderlerinin vizyonunu karar bağlayacak çalışmaları yapan bir komitenin kurulacağını tekrar etti. Bunu öyle bir şekilde anlatmış ki, sanki bir futbol takımı gibi, herkesin aynı hedefe yöneldiği bir sistem kuruldu.
Fidan, “Bölgede savunma ittifakına ihtiyaç vardı” diyerek, bölgedeki istikrarın sağlanması için bir adım atılması gerektiğini belirtti. Evde ydi, üzerindeki baskı büyüyor, ama biz bu adımları atıyoruz; sanki bir yolculukta devam ediyoruz.
Sıradan bir haber gibi görünse de, Fidan’ın sözleri, bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendirecek bir çabayı yansıtıyor. Onun bu açıklamaları, Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolünü pekiştirecek bir adım olarak görülüyor.
Kaynak: Orijinal Haber