Kişiye özel kanser aşısı geliştirildi. Moderna’nın mRNA aşısı cilt kanseri hastaları için umut oldu
İlk gün, 21 Ağustos 2026, bir sarı ışıkla yükselen umut, dünya medyasında tırmanıyor. Moderna ve Merck, melanom adı verilen en tehlikeli cilt kanseri türü için geliştirdikleri kişiye özel mRNA aşısını, Keytruda immünoterapisiyle birleştirerek test etti. 1,137 yüksek riskli hastadan oluşan bir grup, iki farklı tedavi grubuna bölündü. Bir grup sadece Keytruda aldı, diğeri ise Keytruda ve “Intismeran” adını taşıyan kişiye özel aşıyı aynı anda kullandı.
Bir yandan hastaların kanser hücrelerine karşı bağışıklık sistemini eğiten aşı, diğer yandan tedaviyi engelleyen immünoterapinin gücünü artırıyordu. Massachusetts General Brigham’ın Dr. Ryan Sullivan, “Faz 2’de nüks riskini %50 azaltıyordu. 3. faz aynı seviyeyi gösterirse çığır açıcı olur” dedi. Sözünü verirken, “Tümördeki farkları tespit edip, hangi antijenleri hedef alacağımızı modelleyeceğiz” diye özetledi.
Bilim camiası, bu kombinasyonun melanomun yeniden çıkma ve yayılma riskini önemli ölçüde düşürdüğünü rapor etti. Çalışma, hastaların iki gruba ayrılıp, yaklaşık bir yıl süren süreci içeriyordu. Her hafta kas içine aşı uygulaması, 3 haftada bir Keytruda enjeksiyonu şeklinde yönetildi. Sonuçlar, nüks ve metastaz riskinde belirgin bir azalma gösterdi.
Prof. Dr. Özlem Er, NTV’de “Tümör ile normal doku arasındaki farkları belirleyip, bu farkları aşıya dönüştürmek” diyerek, kişiye özel tedavinin temelini anlattı. 35’e yakın antijenin tespit edildiğini belirtti. “Her hasta için ayrı bir aşı, amacımız bağışıklığın sadece kanser hücrelerine yönelmesini sağlamak” diyerek, tedavinin tek bir ilaçla başa çıkamayacağını vurguladı.
Türkiye’de, Avrupa’da ve Amerika’da bu aşı, onay süreci tamamlandıktan sonra binlerce melanom hastasına ulaşacak. Aynı zamanda farklı kanser türleri için de benzer mRNA aşıları geliştirilmekte. Ancak mRNA aşılarının yan etkileri var; uzun vadeli izlem gerektiriyor. Özlem doktor, “Yan etkileri takip etmek kritik” diyerek, “Bu aşı, tümör çıkarıldıktan sonra uygulanmalı; çünkü tümör kalmadığında etkisi azalır” şeklinde devam etti.
Bakalım, bu yeni yaklaşım gelecekte kanserle mücadelenin kapısını aralar mı?
Kaynak: Orijinal Haber

